Esra Bayraktar | ANORGAZMİ
347989
post-template-default,single,single-post,postid-347989,single-format-standard,eltd-cpt-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,moose-ver-1.9,vertical_menu_enabled, vertical_menu_left, vertical_menu_width_290, vertical_menu_with_floating,smooth_scroll,side_menu_slide_with_content,width_370,paspartu_enabled,vertical_menu_outside_paspartu,blog_installed,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.5,vc_responsive

ANORGAZMİ

Anorgazmi (kadınlarda orgazm olamama), orgazma ulaşmayı hiç öğrenmemiş olma (preorgazmı veya primer anorgazmi) veya orgazm olabilme yeteneğini kaybetme (sekonder anorgazmi) şeklinde görülebilir. Primer anorgazmi daha sık görülür. Sekonder ise mutlaka altta yatan bir depresyon, evlilik içi çatışma vb. başka bir neden aranmalıdır. “uygun zaman, uygun mekan ve uygun partner” kuralının yerine gelip gelmediği saptanmalıdır. Orgazm için yeterli süre ve yoğunlukta, uygun uyarının yapılıp yapılmadığının saptanması da önemlidir.
Dört tür anorgazmiden bahsedilebilir,
1-Rastgele anorgazmi
-Zaman zaman orgazm yaşanamaması durumudur.
2-Koital anorgazmi
-Cinsel birleşme ile orgazm olamama ancak mastürbasyon vb. gibi ile orgazm olma durumudur.
3-Erken orgazm
Çok nadir olarak görülür. Erkekteki erken boşalmanın karşılığıdır.
4-Anorgazmi
-Hiç orgazm olamama durumudur.
-Bu durum iç sıkıntısı, kişinin kendi kendine olan saygısı yitirmesi ve depresyon ile sonuçlanabilir.
-Cinsel uyarılma yeterli olduğu halde, yineleyici ve sürekli orgazm gecikmesi veya olmamasıdır.

Orgazm Bozukluklarının Bazı Nedenleri
-Başta antidepresifler, antihistaminikler ve antihipertansifler olmak üzere bazı ilaçlar orgazm bozukluklarına yol açabilir.
-Sosyokültürel nedenler, suçluluk duyguları, takıntılı bir şekilde ilişkinin nitelikleriyle ilgilenme, kendini aşırı eleştirme, vücudunu beğenmeme, başaramama korkusu, eşin reddi, bedenle ilgili yanlış inançlar, cinsel bilgisizlik, hata yapma ve kontrol kaybı düşüncesi, kendini ilişkiye verip gevşeyememe, gebelik korkusu, cinsellikle ilgili abartılı beklentiler, olumsuz aile tutumu ve erkeklere karşı öfke en sık görülen nedenler arasındadır.
-Sosyo kültürel yasaklamalar, “Sen yapmamalısın…’ Bu yasaklamaların en azından bir bölümü, yoğunluğu farklı da olsa, evrenseldir. Bu sosyo kültürel yasaklamalar, öğretici olabilecek masturbasyon veya diğer şekil cinsel deneyimleri de engeller.
– Bilgisizlik. Seks ve cinselliğe ilişkin bilgi eksikliği, normal cinsel gelişmeyi önemli ölçüde engeller. Yaşamın hemen hemen tüm diğer konularında çocuklarımıza, bunları kullanabilecek duruma gelmeden çok önce, önemli ölçüde bilgi sağlarız. Buna karşılık geleneksel kültürel yapımızda, cinsel bilgisizlik, özellikle kadınlar için bir erdemdir. Neyse ki bu yapının yavaş da olsa değişmekte olduğunu görüyoruz.
– Duyarlı, bilgili, sıcak, yaşamı seven bir kadının, nasıl olduğuna ilişkin yeterli rol modelinin bulunmayışı. Çoğu zaman böyle bir rol modeli olarak anne, teyze, abla seçilirse de bazı kızlar başka kadınları da alabilirler. Eğer uygun bir rol modeli yoksa, adolesan çağındaki kızların gelişimi önemli ölçüde engellenir.
– Aşırı dinsel inançlar. Din adamlarının önerilerinin ötesinde dinsel inançlar taşıyan kadın veya erkekler, cinsel açıdan daha az aktif olabilirler. Ancak, 100.000 kadın üzerinde yapılan Redbook araştırmasına göre, dini inançlarına daha bağlı olduklarını söyleyen kadınların, kendilerini Allah’a inanmayan veya dinsiz olarak niteleyenlere göre cinsel açıdan daha aktif oldukları saptanmıştır. Bu nedenle cinsel fonksiyonları, dine bağlılığın değil, aşırı veya nörotik dinsel inançların olumsuz yönde etkilediği söylenebilir.
– Güvenilir, emin, sosyal açıdan kabul edilebilir ve özel bir atmosferde, ödüllendirici ve destekleyici koşullarda deneyime girişme olanağını bulamama.
– Eşin erken boşalma sorunu olması
– Eşin ereksiyon sorununun olması
-Erken çocukluk yıllarında cinsel kötü davranılma, saldırı, ensest durumunun yaşanması.
-Eşler arası ilişki problemi.
-Cinsel haz alma ile ilgili duyguların konuşulmaması
-Cinsel aktivite ile ilgili yanlış inançlar
-kişinin kontrolü kaybetme korkusunu yaşaması
-Cinsel aktivitenin çekiciliğini yitirerek, görev olarak yapılmas
Kadının orgazmı yaşayabilmesi için çiftlere düşen görevler:
-Erkeğin kendisinin orgazma ulaşmak için geçen süreyi mümkün olduğunca uzatması: erkekler çok kısa sürelerde orgazm olabilirlerken kadınlar için orgazm olabilme süresi çok daha uzundur. Bu süre bir yandan kadının ilişkiye ruhsal ve fiziksel olarak ne kadar hazır olduğuyla, öte yandan ilişkide kadının duyarlı bölgelerinin ne kadar uyarıldığıyla ilgilidir. Çiftler birbirlerinin erojen bölgelerini keşfetmelidir. Kadının erojen bölgeleri kadından kadına değişmekle beraber sıklıkla memeuçları, kulak arkaları, bacakların iç yüzleri kadının en erojen bölgeleridir. Kadın eşine önsevişme dönemi boyunca ve tüm ilişki boyunca erojen bölgelerinin dokunulmasından hoşlandığı mesajını verebilmeli, erkek te bu konuda duyarlı olmalıdır. Erojen bölgelerin uyarılmasının kadının ilişkiye daha hazır olmasının sağlanması yanında orgazm olmasını kolaylaştırıcı özellikleri olduğu unutulmamalıdır.

-Çoğu kadında orgazm için direkt klitoris uyarısı gerekir. Her kadının anatomik yapısı farklı olduğundan çiftlerin, kadının klitoral olarak en iyi uyarılabildiği ilişki pozisyonunu seçmeleri gerekir. Klitorisin en iyi uyarıldığı ve çiftin yüzyüze bakması nedeniyle emosyonel özellikleri en güçlü pozisyon erkeğin üstte olduğu, en az uyarıldığı ve yüzyüze bakılmaması nedeniyle duygusal temasın en az olduğu pozisyon ise kadının arkasını döndüğü ve erkeğin arkada olduğu pozisyondur. Ancak bu her kadın için geçerli olmayabilir. Bu yüzden kadın eşine en çok hangi pozisyonda uyarıldığını hissettirmeli ya da direkt söylemelidir.
-Önsevişme döneminin uzun tutulması: Kadınlar için “önsevişme dönemi” çok önemlidir. Kadınların ilişkiye hazır olmaları erkeklerdeki kadar kolay değildir. Yeterince hazır olunmadan ilişkiye başlandığında genital bölgenin gevşemesi ve kayganlaşması yetersiz olduğundan ilişki kadın için tatsız bir deneyime dönüşebilmekte ve doğal olarak böyle bir ilişkide orgazm söz konusu bile olmamaktadır. Kadın hazır olduğu mesajını eşine verebilmeli, erkek te bu mesajı alabilmelidir.
-Bir kadın her ilişkide vajinal yoldan orgazm olamayabilir. Bazı kadınlar vajinal yoldan hiç orgazm olamazken, bazıları bazı ilişkilerde olurlar, diğerlerinde olamazlar. Vajinal orgazm öğrenilmesi gereken bir orgazm türüdür ve bir kadının defalarca ilişkide bulunmadan vajinal yoldan orgazm olabilmesi beklenmemelidir. Vajinal orgazm olunamadığında ilişkinin herhangi bir zamanında kadının direkt klitoris uyarısıyla orgazm olmasına imkan tanınabilir. Bu o kadar da anormal bir durum değildir. Yada kadın dolaylı olarak vajinal ilişki sırasında klitorisini uyarmayı sağlıcak pozisyonları tercih etmelidir.

AUTHOR: esrabayraktar
No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.